Cinsel Saldırı Suçu TCK 102

18 Ağustos 2026

Cinsel saldırı suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 102. maddesinde düzenlenen ve kişinin cinsel dokunulmazlığını koruma altına alan önemli suç tiplerinden biridir. Suçun oluşup oluşmadığının belirlenmesinde eylemin niteliği, mağdurun iradesi, cinsel davranışın yoğunluğu, sürekliliği, olayın gerçekleşme biçimi ve fail ile mağdur arasındaki ilişki birlikte değerlendirilir.

Cinsel saldırı suçunda her fiziksel temas aynı hukuki sonucu doğurmaz. Somut olayın özelliklerine göre eylem sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı, basit cinsel saldırı veya vücuda organ ya da sair cisim sokulması suretiyle nitelikli cinsel saldırı olarak değerlendirilebilir.

Yargıtay uygulamasında da özellikle eylemin ani ve kesintili olup olmadığı, süreklilik gösterip göstermediği ve cinsel davranışın yoğunluğu üzerinde durulmaktadır. Örneğin Yargıtay 14. Ceza Dairesi, ani ve kesintili nitelikteki bazı temasları sarkıntılık düzeyinde değerlendirmiştir.

1. Cinsel Saldırı Suçu Nedir?

TCK’nın 102/1. maddesine göre:

“Cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlâl eden kişi…”

cinsel saldırı suçundan sorumlu tutulabilir.

Güncel düzenlemede basit cinsel saldırının temel cezası 5 yıldan 10 yıla kadar hapis olarak öngörülmüştür.

Ancak cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması halinde ceza 2 yıldan 5 yıla kadar hapis olarak uygulanmaktadır.

Burada korunan hukuki değer yalnızca kişinin fiziksel bütünlüğü değildir. Esas olarak kişinin cinsel özgürlüğü ve cinsel dokunulmazlığı korunmaktadır.

2. Cinsel Saldırı Suçunun Unsurları

Cinsel saldırı suçunun oluşabilmesi bakımından genel olarak şu unsurların değerlendirilmesi gerekir:

A. Fail

Cinsel saldırı suçunun faili bakımından özel bir sıfat aranmaz.

Kural olarak herkes bu suçun faili olabilir.

B. Mağdur

TCK m.102, yetişkin mağdurlar bakımından cinsel saldırı suçunu düzenlemektedir.

Mağdurun çocuk olması halinde ise olayın özelliklerine göre TCK m.103 kapsamında çocuğun cinsel istismarı hükümleri gündeme gelebilir.

Bu nedenle mağdurun yaşı, suç vasfının belirlenmesi bakımından son derece önemlidir.

C. Maddi Unsur

Failin cinsel davranışlarla mağdurun vücut dokunulmazlığını ihlal etmesi gerekir.

Cinsel saldırı bakımından yalnızca cinsel birleşme niteliğindeki eylemler değil, kişinin vücuduna yönelik farklı cinsel davranışlar da suç kapsamında değerlendirilebilir.

Ancak davranışın niteliği, yoğunluğu ve sürekliliği cezanın belirlenmesinde büyük önem taşır.

D. Manevi Unsur

Cinsel saldırı kasten işlenebilen bir suçtur.

Failin gerçekleştirdiği davranışın niteliği ve mağdurun cinsel dokunulmazlığına yönelik iradi hareketi değerlendirilir.

3. Cinsel Saldırı Suçunun Basit Hali – TCK 102/1

TCK 102/1’in ilk cümlesinde düzenlenen temel şekil bakımından ceza:

5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezasıdır.

Bu suç bakımından soruşturma ve kovuşturma kural olarak mağdurun şikâyetine bağlıdır.

Burada eylemin sarkıntılık seviyesini aşması ancak vücuda organ veya cisim sokulması boyutuna ulaşmaması söz konusu olabilir.

Örneğin somut olayın özelliklerine göre:

  • cinsel amaçlı ve süreklilik gösteren fiziksel temas,
  • mağdurun vücuduna yönelik cinsel davranışlar,
  • mağdurun rızası dışında gerçekleştirilen cinsel nitelikteki fiziksel eylemler

TCK 102/1 kapsamında değerlendirilebilir.

Ancak her olay kendi koşulları içerisinde değerlendirilmelidir.

4. Sarkıntılık Suretiyle Cinsel Saldırı Nedir?

TCK 102/1’in ikinci cümlesinde cinsel davranışın sarkıntılık düzeyinde kalması özel olarak düzenlenmiştir.

Bu durumda ceza:

2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezasıdır.

Sarkıntılık ile basit cinsel saldırı arasındaki ayrım uygulamada oldukça önemlidir.

Yargıtay kararlarında özellikle eylemin:

  • ani olup olmadığı,
  • kesintili gerçekleşip gerçekleşmediği,
  • süreklilik gösterip göstermediği,
  • cinsel davranışın yoğunluğu,
  • mağdura yönelik hareketin niteliği

dikkate alınmaktadır.

Yargıtay 14. Ceza Dairesi – 2017/2107 E., 2021/3249 K.

Yargıtay 14. Ceza Dairesi’nin 28.04.2021 tarihli kararında, sanığın mağdurun kıyafeti üzerinden cinsel organına dokunması şeklindeki ani ve kesintili eyleminin sarkıntılık düzeyinde kaldığı değerlendirilmiştir.

Daire, 6545 sayılı Kanun ile getirilen ve sarkıntılık bakımından 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası öngören düzenlemenin somut olay bakımından lehe olduğuna dikkat çekerek yeniden değerlendirme yapılması gerektiği sonucuna ulaşmıştır.

Yargıtay 14. Ceza Dairesi – 2018/3055 E., 2021/4265 K.

Bir başka kararda sanığın mağdurenin yanaklarını ve dudağını öpmesi şeklindeki ani ve kesintili eylemi sarkıntılık düzeyinde değerlendirilmiştir.

Yargıtay, eylemin sarkıntılık kapsamında kalması nedeniyle 2 yıldan 5 yıla kadar hapis öngören düzenlemenin değerlendirilmesi gerektiğini belirterek hükmü bozmuştur.

Bu kararlar, sarkıntılık değerlendirmesinde eylemin süresi ve yoğunluğunun önemini göstermektedir.

5. Nitelikli Cinsel Saldırı – TCK 102/2

Cinsel saldırının en ağır şekillerinden biri TCK 102/2’de düzenlenmiştir.

Buna göre fiilin:

“vücuda organ veya sair bir cisim sokulması”

suretiyle gerçekleştirilmesi halinde 12 yıldan az olmamak üzere hapis cezasına hükmolunur.

Bu düzenleme uygulamada genellikle nitelikli cinsel saldırı olarak ifade edilmektedir.

Burada suçun temel şeklinden farklı olarak kanun koyucu çok daha ağır bir yaptırım öngörmüştür.

6. Eşe Karşı Nitelikli Cinsel Saldırı

TCK 102/2’nin önemli özelliklerinden biri eşe karşı gerçekleştirilen eylemlere ilişkin özel düzenlemedir.

Fiilin vücuda organ veya sair cisim sokulması suretiyle eşe karşı gerçekleştirilmesi halinde soruşturma ve kovuşturma mağdurun şikâyetine bağlıdır.

Dolayısıyla evlilik ilişkisi, TCK 102/2 bakımından soruşturma ve kovuşturmanın şikâyete bağlı olup olmadığı açısından özel önem taşır.

Bununla birlikte evlilik ilişkisi, mağdurun cinsel dokunulmazlığının bulunmadığı anlamına gelmez.

7. TCK 102/3’te Düzenlenen Nitelikli Haller

TCK 102/3 kapsamında bazı durumlarda cezanın yarı oranında artırılması öngörülmüştür.

Bu haller başlıca şunlardır:

a) Mağdurun kendisini savunamayacak durumda olması

Suçun beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı işlenmesi halinde ceza artırılır.

Ancak burada her uyku hali otomatik olarak bu nitelikli halin uygulanması sonucunu doğurmaz.

Nitekim Yargıtay 14. Ceza Dairesi’nin bir kararında, doğal uyku halinin somut olay bakımından TCK 102/3-a kapsamında değerlendirilmesi için yeterli olmadığı kabul edilmiştir.

Bu nedenle mağdurun olay sırasında gerçekten kendisini savunamayacak durumda olup olmadığı ayrıca incelenmelidir.

b) Kamu görevi, vesayet veya hizmet ilişkisinden doğan nüfuzun kötüye kullanılması

Failin mağdur üzerindeki:

  • kamu görevi,
  • vesayet ilişkisi,
  • hizmet ilişkisi

nedeniyle sahip olduğu nüfuzu kötüye kullanması halinde ceza artırılır.

Örneğin somut olayın şartlarına göre öğretmen-öğrenci, işveren-çalışan veya vasi-vesayet altındaki kişi arasındaki ilişkinin kötüye kullanılması bu bent kapsamında değerlendirilebilir.

Burada yalnızca taraflar arasında bir ilişkinin bulunması yeterli olmayıp nüfuzun suçun işlenmesinde kullanılması gerekir.

c) Akrabalık ilişkisi

Suçun üçüncü derece dahil kan veya kayın hısımlığı ilişkisi bulunan kişiye karşı işlenmesi halinde ceza artırılır.

Ayrıca:

  • üvey baba,
  • üvey ana,
  • üvey kardeş,
  • evlat edinen,
  • evlatlık

bakımından da kanunda özel düzenleme bulunmaktadır.

d) Silahla veya birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi

Cinsel saldırının:

  • silahla,
  • birden fazla kişi tarafından birlikte

işlenmesi halinde ceza artırılır.

Birden fazla kişinin birlikte hareket etmesi bakımından iştirak hükümleri ile TCK 102/3-d’nin birbirinden ayrılması somut olayın özelliklerine göre ayrıca değerlendirilmelidir.

e) Toplu yaşam ortamının sağladığı kolaylıktan yararlanılması

Suçun insanların toplu olarak bir arada yaşama zorunluluğunda bulunduğu ortamların sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlenmesi de nitelikli haldir.

Bu kapsamda kanun gerekçesinde ceza infaz kurumu, yetiştirme yurdu, öğrenci yurdu, okul pansiyonu ve hastane gibi ortamlar örneklenmektedir.

Dolayısıyla yalnızca insanların bir arada bulunduğu herhangi bir yerin otomatik olarak TCK 102/3-e kapsamına girdiği söylenemez.

8. TCK 102/3’teki Artırım Nasıl Uygulanır?

TCK 102/3’teki nitelikli hallerden birinin gerçekleşmesi halinde, yukarıdaki fıkralara göre belirlenen ceza yarı oranında artırılır.

Örneğin basit cinsel saldırı bakımından temel cezanın 6 yıl olarak belirlenmesi ve TCK 102/3 kapsamında bir nitelikli halin bulunması halinde, ilgili artırım ayrıca uygulanır.

Birden fazla nitelikli halin bulunması durumunda ise somut olayın özellikleri ve ilgili ceza hükümleri birlikte değerlendirilmelidir.

9. Cinsel Saldırı Sonucunda Ağır Yaralanma

TCK 102/4 kapsamında cinsel saldırı sırasında kullanılan cebir ve şiddetin kasten yaralama suçunun ağır neticelerine neden olması halinde ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümler uygulanır.

Bu düzenleme, cinsel saldırı ile birlikte meydana gelen ağır yaralanmalar bakımından ayrıca cezai sorumluluk doğabileceğini göstermektedir.

10. Mağdurun Bitkisel Hayata Girmesi veya Ölümü

TCK 102/5’te suç sonucunda mağdurun:

  • bitkisel hayata girmesi veya
  • ölmesi

halinde ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası öngörülmüştür.

Bu nedenle cinsel saldırı sırasında ortaya çıkan ağır sonuçlar, suçun temel şekline göre çok daha ağır bir yaptırım sonucunu doğurabilir.

11. Cinsel Saldırı Suçunda Şikâyet

TCK 102/1 kapsamında basit cinsel saldırı ve sarkıntılık bakımından şikâyet şartı önem taşımaktadır.

Şikâyete tabi suçlarda TCK m.73 kapsamında öngörülen süreler dikkate alınmalıdır.

Ancak TCK 102’nin farklı fıkralarında şikâyet rejimi birbirinden farklıdır.

Özellikle:

TCK 102/1 → Şikâyete bağlıdır.

TCK 102/2 → Eşe karşı işlenmesi halinde şikâyete bağlıdır.

TCK 102/3’te düzenlenen nitelikli haller bakımından ise somut suç tipi ve uygulanacak temel fıkra ayrıca değerlendirilmelidir.

Bu nedenle “cinsel saldırı suçu her zaman şikâyete bağlıdır” şeklinde genel bir ifade kullanılması doğru değildir.

12. Şikâyetten Vazgeçme Davayı Nasıl Etkiler?

Şikâyete tabi suçlarda mağdurun usulüne uygun şekilde şikâyetten vazgeçmesi, sanığın da vazgeçmeyi kabul etmesi halinde kamu davasının düşmesi gündeme gelebilir.

Yargıtay 14. Ceza Dairesi’nin 21.12.2020 tarihli, 2020/10856 E., 2020/6159 K. sayılı kararında sarkıntılık suretiyle cinsel saldırı suçunun şikâyete tabi olması nedeniyle, mağdurun kovuşturma aşamasında şikâyetten vazgeçmesi üzerine sanığın bu vazgeçmeyi kabul edip etmediğinin sorulması ve sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Bu karar, şikâyet ve vazgeçme kurumunun cinsel saldırı davalarında ne kadar önemli olduğunu göstermektedir.

13. Cinsel Saldırı Suçunda Deliller

Cinsel saldırı dosyalarında delillerin değerlendirilmesi son derece önemlidir.

Somut olayın özelliklerine göre:

  • mağdur beyanı,
  • sanık savunması,
  • tanık anlatımları,
  • kamera kayıtları,
  • telefon kayıtları,
  • mesajlaşmalar,
  • sosyal medya yazışmaları,
  • HTS kayıtları,
  • adli tıp raporları,
  • doktor raporları,
  • DNA incelemeleri,
  • olay yeri inceleme tutanakları,
  • bilirkişi raporları

delil olarak gündeme gelebilir.

Ancak hiçbir delil türü bütün dosyalar bakımından otomatik olarak belirleyici değildir.

Mahkeme, delilleri bir bütün halinde değerlendirerek maddi olayın gerçekleşip gerçekleşmediğini ve sanığın hukuki sorumluluğunu belirlemelidir.

14. Mağdur Beyanı Tek Başına Yeterli Midir?

Cinsel suçlarda mağdurun beyanı önemli bir delil olabilir.

Ancak özellikle ceza mahkûmiyeti bakımından değerlendirme yapılırken beyanın:

  • kendi içinde tutarlı olması,
  • aşamalar arasında önemli çelişkiler bulunmaması,
  • hayatın olağan akışı açısından değerlendirilmesi,
  • dosyadaki diğer delillerle uyumlu olması,
  • somut olayın diğer unsurlarıyla desteklenmesi

gibi hususlar dikkate alınmalıdır.

Ceza yargılamasının temel ilkelerinden biri olan “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi gereğince, mahkûmiyet yeterli ve hukuka uygun delillere dayanmalıdır.

Bu nedenle savunma bakımından yalnızca mağdur beyanının varlığına değil, beyanın içeriğine ve dosyanın tamamıyla ilişkisine bakılması gerekir.

15. Cinsel Saldırı Suçunda İspat ve “Şüpheden Sanık Yararlanır” İlkesi

Ceza mahkûmiyeti, varsayıma veya ihtimale değil, hukuka uygun elde edilmiş ve mahkûmiyete yeterli delillere dayanmalıdır.

Özellikle cinsel suçlarda olayların çoğu zaman kapalı alanlarda veya tanık bulunmayan ortamlarda gerçekleşebilmesi nedeniyle delil değerlendirmesi özel önem taşır.

Ancak bu durum, ispat standardının düşürüldüğü anlamına gelmez.

Sanığın mahkûm edilebilmesi için suçun sanık tarafından işlendiğinin her türlü makul şüpheden uzak biçimde ortaya konulması gerekir.

16. Cinsel Saldırı Suçunda Teşebbüs

Cinsel saldırı suçunun tamamlanmadan önce failin iradesi dışında gerçekleşen nedenlerle yarıda kalması halinde, somut olayın özelliklerine göre teşebbüs hükümleri gündeme gelebilir.

Özellikle TCK 102/2 bakımından organ veya sair cisim sokulmasına yönelik hareketlerin hangi aşamada kaldığı, eylemin icra hareketlerinin başlayıp başlamadığı ve failin gerçekleştirdiği hareketlerin suçun tamamlanmasına elverişli olup olmadığı ayrıca incelenmelidir.

Bu noktada yalnızca failin amacı değil, gerçekleştirdiği somut icra hareketleri önem taşır.

17. Cinsel Saldırı ve Cinsel Taciz Arasındaki Fark

Cinsel saldırı ile cinsel taciz birbirinden farklı suçlardır.

Cinsel saldırı

TCK 102 kapsamında kişinin vücut dokunulmazlığına yönelik cinsel davranış söz konusudur.

Cinsel taciz

TCK 105 kapsamında ise cinsel amaçlı rahatsız etme niteliğindeki davranışlar düzenlenmektedir.

Bu nedenle fiziksel temasın bulunup bulunmadığı ve eylemin mağdurun vücut dokunulmazlığına yönelip yönelmediği suç vasfının belirlenmesinde önemlidir.

18. Cinsel Saldırı ile Çocuğun Cinsel İstismarı Arasındaki Fark

Mağdurun çocuk olması halinde TCK 103’ün uygulanıp uygulanmayacağı ayrıca değerlendirilmelidir.

Bu nedenle bir cinsel eylemin TCK 102 kapsamında mı yoksa TCK 103 kapsamında mı kaldığının belirlenmesinde mağdurun suç tarihindeki yaşı kritik öneme sahiptir.

Bu iki suç tipinin birbirine karıştırılması ciddi hukuki sonuçlar doğurabilir.

19. Yargıtay’dan Önemli Bir Karar: Uyuyan Mağdur

Yargıtay 14. Ceza Dairesi’nin 2020/457 E., 2020/2366 K. sayılı kararında sanığın uyku halindeki katılanın göğsüne dokunması değerlendirilmiştir.

Yargıtay, doğal uyku halinin somut olayda kişinin beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunduğu anlamına gelmediğini kabul ederek TCK 102/3-a kapsamında yapılan artırımın hukuka aykırı olduğuna karar vermiştir.

Bu kararın önemli noktası şudur:

Mağdurun uyuyor olması tek başına TCK 102/3-a’nın otomatik olarak uygulanması için yeterli değildir.

Somut olayın koşulları ve mağdurun kendisini savunamayacak durumda olup olmadığı ayrıca ortaya konulmalıdır.

20. Yargıtay’dan Önemli Bir Karar: Eylemin Sarkıntılık Düzeyinde Kalması

Yargıtay 14. Ceza Dairesi’nin 2017/2917 E., 2021/4025 K. sayılı kararında mağdurenin kalça ve göğüslerine dokunulması şeklindeki ani ve kesintili eylem sarkıntılık düzeyinde değerlendirilmiştir.

Daire ayrıca sanığın ikrarı ve pişmanlığı karşısında TCK 62’nin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğine işaret etmiştir.

Bu karar, cinsel saldırı dosyalarında yalnızca suç vasfının değil, temel cezanın belirlenmesi ve takdiri indirim hükümlerinin de ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir.

21. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun Yaklaşımı

Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2023/691 sayılı kararında, TCK 102/1 ile birlikte TCK 102/3-a kapsamında artırımlı cezanın temyiz edilebilirlik bakımından oluşturduğu sonuç değerlendirilmiştir.

Kararda nitelikli hal nedeniyle yapılan artırımın temel cezanın üst sınırını aşması ve bunun CMK’nın temyiz hükümleri bakımından sonucu üzerinde durulmuştur.

Bu yaklaşım, cinsel saldırı davalarında yalnızca maddi olayın değil, uygulanan nitelikli halin usul hukuku bakımından sonuçlarının da önemli olduğunu göstermektedir.

22. Cinsel Saldırı Suçunda Ceza Belirlenirken Nelere Dikkat Edilir?

Mahkeme temel cezayı belirlerken somut olayın özelliklerini dikkate alır.

Özellikle:

  • eylemin ağırlığı,
  • mağdur üzerindeki etkisi,
  • kullanılan cebir veya tehdit,
  • failin kastının yoğunluğu,
  • eylemin süresi,
  • eylemin niteliği,
  • nitelikli hallerin bulunup bulunmadığı

değerlendirmeye konu olabilir.

Bunun ardından varsa:

  • teşebbüs,
  • iştirak,
  • zincirleme suç,
  • haksız tahrik,
  • takdiri indirim,
  • diğer artırım veya indirim hükümleri

somut olay bakımından incelenir.

Bu nedenle yalnızca kanundaki alt ve üst sınırların bilinmesi, somut dosyada çıkacak cezanın kesin olarak hesaplanması için yeterli değildir.

23. Cinsel Saldırı Suçunda TCK 62 Takdiri İndirim

TCK 62 kapsamında takdiri indirim uygulanıp uygulanmayacağı somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir.

Yargıtay uygulamasında sanığın:

  • duruşmadaki tutumu,
  • pişmanlığı,
  • yargılama sürecindeki davranışları

gibi hususlar değerlendirmeye konu olabilir.

Ancak takdiri indirim otomatik olarak uygulanması gereken bir kurum değildir.

Mahkemenin bu konuda hukuka uygun ve denetlenebilir bir değerlendirme yapması gerekir.

24. Cinsel Saldırı Suçunda Savunma Açısından Önemli Noktalar

Cinsel saldırı suçundan yürütülen soruşturma veya kovuşturmalarda savunmanın somut dosyaya göre oluşturulması gerekir.

Özellikle:

1. Eylemin hukuki vasfı

İddia edilen eylemin TCK 102/1 mi, sarkıntılık mı yoksa TCK 102/2 kapsamında nitelikli cinsel saldırı mı olduğu belirlenmelidir.

2. Mağdurun yaşı

Mağdur çocuk ise TCK 103 ihtimali ayrıca değerlendirilmelidir.

3. Şikâyet koşulu

Suçun şikâyete tabi olup olmadığı ve süresinde şikâyet bulunup bulunmadığı incelenmelidir.

4. Deliller

Kamera kayıtları, mesajlar, tanık anlatımları, raporlar ve diğer maddi deliller birlikte değerlendirilmelidir.

5. Beyanlar arasındaki çelişkiler

Mağdurun soruşturma, kovuşturma ve diğer aşamalardaki anlatımları arasında esaslı çelişkiler bulunup bulunmadığı incelenmelidir.

6. Nitelikli hal

TCK 102/3’te düzenlenen nitelikli hallerden herhangi birinin gerçekten oluşup oluşmadığı somut gerekçelerle ortaya konulmalıdır.

25. Cinsel Saldırı Suçunda Avukat Desteği Neden Önemlidir?

Cinsel saldırı davaları yüksek hapis cezası riski taşıyan ve delil değerlendirmesinin büyük önem taşıdığı ceza davalarıdır.

Özellikle TCK 102/1 ile TCK 102/2 arasındaki ayrım, sarkıntılık değerlendirmesi, TCK 102/3 kapsamındaki artırım nedenleri, şikâyet koşulu, delillerin hukuka uygunluğu ve mağdur beyanlarının değerlendirilmesi dosyanın sonucunu doğrudan etkileyebilir.

Bu nedenle soruşturmanın ilk aşamasından itibaren dosyanın bir ceza hukuku uzmanı tarafından incelenmesi önem taşır.

26. Sonuç

Cinsel saldırı suçu, TCK’nın 102. maddesinde ayrıntılı biçimde düzenlenen ve somut olayın özelliklerine göre farklı ceza sonuçları doğurabilen bir suçtur.

Basit cinsel saldırı ile sarkıntılık arasındaki ayrım, uygulamada özellikle önemlidir. Yargıtay kararlarında eylemin ani ve kesintili olup olmadığı, süreklilik gösterip göstermediği ve davranışın yoğunluğu değerlendirilerek suç vasfının belirlendiği görülmektedir.

Bunun yanında vücuda organ veya sair cisim sokulması halinde TCK 102/2 kapsamında çok daha ağır bir yaptırım söz konusu olmakta; TCK 102/3’te sayılan nitelikli hallerin bulunması halinde ise cezada ayrıca artırım yapılmaktadır.

Cinsel saldırı dosyalarında tek bir delile veya tek bir hukuki değerlendirmeye dayanarak sonuca ulaşmak yerine, olayın tamamının ceza hukuku ilkeleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir.

Sık Sorulan Sorular

Cinsel saldırı suçunun cezası nedir?
TCK 102/1 kapsamında temel cinsel saldırının cezası 5 yıldan 10 yıla kadar hapis; sarkıntılık düzeyinde kalması halinde 2 yıldan 5 yıla kadar hapistir.

Nitelikli cinsel saldırının cezası kaç yıldır?
TCK 102/2 kapsamında vücuda organ veya sair cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilen cinsel saldırıda ceza 12 yıldan az olmamak üzere hapistir.

Cinsel saldırı suçu şikâyete tabi midir?
TCK 102/1 kapsamında şikâyet şartı bulunmaktadır. TCK 102/2’de ise eşe karşı işlenen organ veya cisim sokma suretiyle cinsel saldırı bakımından soruşturma ve kovuşturma mağdurun şikâyetine bağlıdır.

Sarkıntılık ile cinsel saldırı arasındaki fark nedir?
Sarkıntılık, cinsel davranışın daha sınırlı, ani ve kesintili nitelikte kalması halinde gündeme gelen ve daha düşük ceza öngörülen şekildir. Yargıtay kararlarında eylemin süresi, yoğunluğu ve sürekliliği önem taşımaktadır.

Uyuyan kişiye karşı cinsel saldırıda ceza artırılır mı?
Her uyku hali otomatik olarak TCK 102/3-a kapsamında artırım yapılmasını gerektirmez. Yargıtay, somut olayda mağdurun gerçekten beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda olup olmadığının araştırılması gerektiğini kabul etmektedir.

Eşe karşı cinsel saldırı suç mudur?
Evet. Evlilik ilişkisi kişinin cinsel dokunulmazlığını ortadan kaldırmaz. Ancak TCK 102/2’de eşe karşı organ veya cisim sokulması suretiyle gerçekleştirilen fiiller bakımından özel bir şikâyet düzenlemesi bulunmaktadır.


Hukuki Uyarı

Bu içerik genel hukuki bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Cinsel saldırı dosyalarında suç tarihi, mağdurun yaşı, eylemin niteliği, şikâyet durumu, deliller, nitelikli haller ve usul işlemleri birlikte değerlendirilmelidir. Somut olay bakımından hukuki sonuç, dosyanın tamamı incelenmeden kesin olarak belirlenemez.

Kaynak ve içtihat notu: Yargıtay’ın resmi karar arama sistemi üzerinden kararlar; karar metni, daire, esas/karar numarası, tarih ve ilgili mevzuat gibi kriterlerle ayrıca doğrulanabilmektedir.

About the author
ilksoyhukuk

Yorum yapın